Alternatiflerin Artırılması:
Ukrayna krizinin bölgedeki yenilenebilir enerjiye geçiş fırsatları üzerindeki etkileri

Alternatiflerin Artırılması:

Ukrayna krizinin bölgedeki yenilenebilir enerjiye geçiş fırsatları üzerindeki etkileri



Geçtiğimiz yıllarda, birçok Orta Doğu ülkesi, güneş enerjisi ve atıktan enerjiye dönüşüm dahil olmak üzere yenilenebilir enerji projelerine büyük yatırımlar yaptı. Özellikle bazılarının temiz enerjiye geçiş için büyük potansiyele sahip olması ışığında, gelecekteki ekonomik ve kalkınma planlarının bir parçası haline geldi. Ancak Rusya’nın 24 Şubat’tan itibaren Ukrayna’ya askeri müdahalesi ve buna paralel olarak küresel piyasada petrol fiyatlarının yükselmesi, bölgedeki yenilenebilir enerji projeleri üzerinde pek de kolay görünmeyen yansımalar yaratacaktır. Söz konusu yansımalar, özellikle de Batılı ülkeler Rusya’ya karşı güçlü yaptırımlar uygulayarak karşılık vermeye başladıktan sonra meydana geldi.

Birçok Başarı

BAE Enerji ve Altyapı Bakanlığı Elektrik, Su ve Gelecek Enerji Sektörü Müsteşar Yardımcısı Yusuf Ali, 17-19 Ocak tarihleri ​​arasında Abu Dabi’de düzenlenen Dünya Gelecek Enerji Zirvesi’nin oturum aralarında düzenlenen “İklim Forumu” etkinlikleri sırasında BAE’nin 2030 yılına kadar 20 gigabayt güneş enerjisi elde etmek istediğini vurguladı. Ali, El-Barakah Nükleer Santrali’nin 2024 yılına kadar tam kapasite ile işletilmesinin ülkenin elektrik ihtiyacının %25’ini karşılayacağını da açıkladı. Suudi Arabistan, 2030 yılına kadar enerjisinin %50’sini yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamayı taahhüt etti. Yenilenebilir enerji alanında bölgenin önde gelen ülkelerinden biri olan Fas, 2050 yılına kadar elektrik ihtiyacının yarısından fazlasını buradan üretmeyi planlıyor. 

Ürdün yenilenebilir enerji projelerinde dikkat çekici başarılar elde etti ve güneş enerjisi devlet tarafından tercih edilir hale geldi. Özellikle bölgenin ikinci büyük güneş enerjisi santrali olan Shams Ma’an güneş enerjisi santralinin 2016 yılında açılmasıyla oldu. 80.000 Suriyeli mülteciye elektrik sağlamak için Zaatari mülteci kampına bir istasyon da kuruldu. Irak, Cezayir, Mısır, Ürdün ve Tunus’taki hükümetler, bazıları hala geliştirme veya ilk üretim aşamalarında olmasına rağmen, benzer güneş enerjisi projeleri başlattılar.

Savaşın Yansımaları

Son yıllarda birçok Orta Doğu ülkesinin yenilenebilir enerjiye geçişte elde ettiği başarılara rağmen, Rusya ile Ukrayna arasında patlak veren savaş bu bağlamda pek çok yankı uyandıracaktır ve bunlardan en öne çıkanları şunlardır:

1- Yenilenebilir enerji projelerinin yüksek maliyeti: Rus askeri operasyonları, bazı Orta Doğu ülkelerinde yenilenebilir enerji projeleri için lojistik ve tedarik sorunlarına neden oldu. Rus ve Ukraynalı şirketler, çelik, alüminyum, kobalt, nikel, neon ve paladyum gibi yenilenebilir enerji sistemleri için bileşenler ve hammaddelerde önemli bir rol oynamaktadır. Hammadde maliyetlerinin yükselmesine neden olan (Covid-19) pandemisi nedeniyle tedarik zincirlerinde zaten baskı altında olan yenilenebilir enerji projelerinin maliyetinde artışa ve hammadde artışlarına yol açacak. Petrol fiyatlarındaki artışın neden olduğu yüksek nakliye maliyetlerine ek olarak, Ana malzeme fiyatlarındaki artışa katkı sağlayan Ukrayna krizinin devam etmesi ile artması beklenmektedir.

2- Temiz enerjiye yatırımın desteklenmesi: Tahminler, Ukrayna’daki Rus askeri operasyonlarının bir sonucu olarak yenilenebilir enerji projelerinin yüksek maliyetinin ortaya çıkmasıyla birlikte, Bazı Batılı analizler, Avrupalılar Rus petrol ve gazına olan bağımlılığını azaltmaya çalışırken, Avrupa’nın Arap petrol ve gazına olan talebinin artacağını gösteriyor. Bu nedenle bölgede bunları üreten ülkeler Avrupa ülkelerine daha fazla petrol ve gaz ihraç etmek isteyebilirler. Bunun için, elektrik üretmek için petrole olan yurt içi bağımlılığı azaltmak için yenilenebilir enerji projelerinin kapsamını genişletmeye çalışacaktır. Küresel olarak petrol fiyatları ne kadar yükselirse, Petrol üreticisi ülkelerin, küresel pazardaki yüksek fiyatlarından yararlanmak için büyük miktarlarda ihraç etmek ve yerel elektrik enerjisi üretmek için kullanma istekleri azalmıştır. 

Ayrıca, Rusya’nın askeri operasyonları sonrasında dünya piyasasında fiyatların yükselmesinden olumsuz etkilenen petrol üretmeyen Arap ülkeleri, Enerji üretimi için hidrokarbonlara olan bağımlılığı azaltmak için Yenilenebilir enerji projelerini hızlandırmakta daha fazla yatırım yapabilir.

3- İran ve Rusya arasındaki nükleer iş birliğinin istismarı: Viyana’da yapılacak nükleer müzakerelerde anlaşmaya varılması halinde, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ile İran arasında elektrik enerjisi üretimine yönelik nükleer iş birliğinin sürdürülmesinin Ukrayna’daki askeri operasyonları nedeniyle Batı’nın yaptırımlarından etkilenmeyeceğini teyit etmesine rağmen; bunun uzun sürmeyeceğini düşündüren birçok eğilim var. Özellikle Rusya’nın bu iş birliğini Batı yaptırımlarını atlatmak için kullanacağı, özellikle de İran’a mali borçlarını nakit olarak ödemesi için baskı yapabileceği göz ardı edilemez. Bu durumda, İran’ın petrol ihracatından veya yabancı bankalardaki donmuş fonlarından finansal getiri elde edeceği gerçeğine güveniyoruz.

4- Hidrojen üretim ortaklıklarının kurulması: Almanya’nın Rus enerji kaynaklarına alternatif arayışları ve temiz enerji yatırımları ışığında Uzun vadeli güç kaynaklarını araştırmak için Almanya Ekonomik İşler ve İklim Koruma Bakanı Robert Habeck’in 21 Mart’ta BAE’yi ziyareti sırasında, Alman şirketleri, temiz hidrojen alanındaki iş birliğini hızlandırmak ve geliştirmek amacıyla Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC) ile çeşitli anlaşmalar imzaladı. Bu ziyaret, iki dost ülke arasındaki enerji sektöründeki sağlam ortaklık ilişkilerini ve BAE-Almanya bakanlık çalışma grubunun Kasım 2021’de kurulan hidrojen alanındaki iş birliğini destekleme çabalarını doğruladı. Aynı bağlamda, Alman araştırma kuruluşu “Fraunhofer Society” ve BAE Enerji ve Altyapı Bakanlığı, sürdürülebilir enerji ve uygulamalı hidrojen teknolojisi alanındaki deneyim alışverişini artırma konusunda anlaştılar. 

Geçiş Hızlandırma

Ukrayna topraklarındaki Rus askeri operasyonları, Orta Doğu’daki yenilenebilir enerji projelerine yüksek maliyetleriyle daha fazla kısıtlama ve zorluk getirmesine rağmen, petrol üretmeyen ülkelerin petrol ve doğal gaza enerji güvenliği bağımlılığı tehlikesini vurgulamaktadır. Bu da onu uzun vadede yenilenebilir enerjiye geçme fikrinden vazgeçmemeye sevk edecektir. Bölgedeki birçok ülke bunu, bileşenlerini yerel olarak üretme olasılığı da dahil olmak üzere, ekonomik büyüme ve istihdam yaratma fırsatı olarak görüyor.