Sadakatin artırılması:
Türkiye’nin Uluslararası askeri eğitim programlarının boyutu

Sadakatin artırılması:

Türkiye’nin Uluslararası askeri eğitim programlarının boyutu



Askeri eğitim ve öğretim programları, Ankara’nın son yıllarda yurt dışındaki varlığı ve nüfuzunu güçlendirmek için kullandığı araçlardan biri olmuştur. Ankara bu tür programları Türk dış politikasının yumuşak askeri bir parçası olarak görüyor, hele ki eğitim programları çeşitli taraflarla ilişkilerin güçlendirilmesini de kapsıyorsa. Bu bağlamda Ankara, pek çok ülkenin kırılgan ve zayıf durumuna bel bağlamış durumda. Söz konusu ülkelerin içinden geçtiği siyasi aşamalar, güvenlik ve askeri kurumları yeniden inşa etme sürecinde dış taraflardan yardım alma ihtiyaçları da unutulmamalı.

Askeri işbirliği haritası

Türkiye’nin yurt dışındaki askeri faaliyetleri, coğrafi bir genişleme arzusunu yansıtıyor ve Ankara’nın Avrupa Birliği’ne (AB) katılamamasının ardından varlığını güçlendirmeye çalıştığı alanları ortaya koyuyor. Buna göre, askeri eğitim ve istişareler alanındaki Türk işbirliği haritası, aşağıdaki ülkeleri içermektedir:

Libya’daki Müttefikler: Türkiye,  2019’da imzaladığı Güvenlik İşbirliği Mutabakat Muhtırasına dayanarak, 2021 yılında yeni hükümet seçilmeden önce iktidarda olan Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti güçlerine resmi olarak askeri eğitim ve istişarelerde bulunmuştu. Ağustos 2020’deki bulunan Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti, Türkiye ve Katar ile UMH güçlerinin yeteneklerini artırmaya yönelik Trablus’a askeri danışmanlar göndermek üzere bir anlaşmaya varıldığını duyurdu. O dönemdeki Mutabakat Hükümeti Savunma Bakanlığı yardımcısı Salah Al-Nimroş, Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Katar savunma Bakanı Halid bin Muhammed Al-Attiyah ile eğitim ve danışma bakımından askeri kurumun inşası konusunda üçlü işbirliği konusunda anlaşmaya varıldığını duyurmuştu. Aralık 2020’de Türk parlamentosu, Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından sunulan, Libya’daki kuvvetlerin askeri görevlerinin Ocak 2021’den itibaren 18 ay daha uzatılmasını isteyen muhtırayı onaylamıştı.

Katar: Türkiye ile Katar arasında 2007 yılında iki ülke arasında askeri işbirliği anlaşması, ardından 2012 yılında askeri eğitim alanında işbirliği anlaşması ve savunma sanayi alanında işbirliği mutabakat zaptı imzalanmıştır. 2014 yılında askeri işbirliği, ittifaka dönüşmüştü. Tarık bin Ziyad üssünde bulunan Türk kuvvetleri diğer görevlerin yanı sıra Katarlı askerlere eğitim veriyor. Katar Denizcilik Koleji, lisans aşamasındaki öğrencilerin rehabilitasyonu ve eğitiminde Türk kolejleri ile de işbirliği yapmaktadır.

Somali: Türkiye, geçtiğimiz yıllarda Mogadişu ile ilişkilerini güçlendirmeye çalışmış ve bu girişimlerin ardından Somalili askerleri eğitmek için 2017 yılında Mogadişu’da bir Türk askeri üssünün kurulması kararlaştırılmıştı. Türkiye’nin Somali Büyükelçisi Muhammed Yılmaz’ın Ağustos 2020’de Anadolu Ajansı (AA) ile yaptığı röportajda, Somalili askerlerin 3 aylık bir süreliğine Türk üssünde eğitim gördükten sonra, benzer bir süre ile ek eğitim almak üzere Isparta’daki komando merkezine nakledildiği ve daha sonra da görevlerini yerine getirmek için Somali ordusuna katıldığını söyledi.

Türk büyükelçisi, Somali ordusunun üçte birinin Türk askeri eğitimine girdiği ya da girmesinin planlandığını belirterek Türk Emniyet Müdürlüğünün 600 Somali polis özel kuvvetinin eğitimini tamamladığını açıkladı.

Nijerya: Türkiye, 2018 yılında Nijerya ile askeri eğitim alanında işbirliği anlaşmasının etkinleştirildiğini duyurdu. Anlaşma, ortak karargahların kurulması, ikili tatbikatların gerçekleştirilmesi, askeri heyetlerin değişimi ve karşılıklı gözlemci heyetlerinin gönderilmesini öngörüyor.

Gambiya: Türkiye ve Gambiya, 1991 yılında Gambiya Ordusu için Türk Jandarma Eğitim Ekibinin kurulmasından dolayı eski bir askeri işbirliğine sahiptir. Gambiya’ya giden Türk askerleri, eğitim anlaşması sona erdiği 2007 yılına kadar yaklaşık 7 bin Gambiya askerini eğitmiştir. Ancak Gambiya Cumhurbaşkanı’nın Türk askeri danışmanı ve başkentteki Gambiya Silahlı Kuvvetleri Eğitim Okulu müdürü olan Albay Nihat Aktürk, Nisan 2019’da Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamalarda, “O zamandan beri Gambiya güçleri, Türkiye’de yaklaşık 500 Gambiyalı askerin eğitim görmesinin yanı sıra Gambiya askerleri Türkiye’de üniversite eğitimi aldı ve Türk dilini iyice konuşabilirler.” ifadelerini kullanmıştı.

Nijer: Temmuz 2020’de ortaya çıkan raporlarda, Türkiye’nin Nijer ile kapsamlı bir askeri anlaşma imzalamak üzere olduğu belirtildi. Türkiye’nin askeri stratejik bir kara ve hava üssü kuracağını öngören bu anlaşmaya göre, Nijer ordusuna eğitim ve silah tedarikinin yanı sıra güvenlik güçlerini de eğitecek.

Azerbaycan: 1992 yılında Türkiye ile Azerbaycan arasında Azerbaycan ordusunun kurulması ve eğitilmesi için bir askeri eğitim anlaşması imzalandı. Bakü ayrıca, Türk Harp Akademilerine öğrenim görmek için öğrenciler gönderdi. İki ülke, 2005 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri ve NATO’nun askeri eğitim merkezlerinde Azerbaycan askeri personelinin eğitilmesinde kullanılmak üzere Türkiye’nin Azerbaycan’a  2,1 milyon dolar değerinde hibe vereceğini öngören bir anlaşma imzaladı.

Afganistan: Türkiye, 3 bin 500’ü askeri eğitim almak için Türkiye’ye gelen toplamda 17 bin 500 Afgan askerini eğitirken, Afganistan’a askeri eğitim de dahil olmak üzere çeşitli düzeylerde askeri destek sağlamaktadır.

Kazakistan: Türkiye ile Kazakistan arasındaki askeri ilişkiler, son 20 yılda dikkate değer bir gelişmeye tanık oldu. Zira Türkiye’de harp okullarında ve siber güvenlik de dahil olmak üzere çeşitli askeri alanlarda eğitim gören çok sayıda Kazak öğrenci bulunuyor. Ekim 2020’de Türk Savunma Bakanı Hulusi Akar, Kazak Savunma Bakanı ile Ankara’da yaptığı görüşmenin ardından “askeri eğitim ve savunma alanlarında mevcut ilişkilerin endüstriler ivme kazanmaya devam edeceğini ve bunun iki ülkenin silahlı kuvvetlerine çok faydalı olacağını açıkladı.

Türkiye’nin motivasyonu

Türk askeri işbirliği politikası, Türk çıkarlarına hizmet eden bir dizi motivasyona bağlıdır. Bunların başında aşağıdaki maddeler geliyor:

1-Bağlılığı artırmak: Birçok analiz, Suriyeli savaşçılara verilen eğitimin Türkiye’ye olan bağlılıklarını güçlendirdiğini varsaymaktadır. Bu, daha az ölçüde de olsa, düzenli ordularda Türk askeri liderlerine karşı sevgi ve takdir suretinde gerçekleşebilir. Örneğin, Türk Harp Okulu’nda bulunan Somalili askerler ve subaylar Türkçeyi öğreniyorlar ve bazı haberlere göre sabahları Somali milli marşının yanında İzmir marşını da okurlar.

2-Uluslararası imaj: Askeri eğitim, devletlerin çökmüş kurumlarının yeniden inşa edilmesine ve bölgesel istikrarın yeniden sağlanmasına yardımcı olan bir ülke olarak dış imajını iyileştirmek için Türkiye’nin kullandığı en önemli yumuşak politikalardan biri olarak kabul ediliyor. Aynı bağlamda Türkiye, askeri işbirliği yoluyla Türk hükümeti “terörü destekleme ve finanse etme” iddialarından da kendisini uzaklaştırır. Öyle ki terör örgütlerine karşı meşru ulusal orduları destekleyen Türkiye, Somali ordusuna ‘’Gençler hareketine’’ karşı ve Nijerya ordusunu da terör örgütü “Boko Haram’a” karşı askeri eğitim verir.

3-Nüfuz elde etmek: Türk askeri işbirliği programları, bölgede ve Afrika’da Türkiye’nin nüfuzunu artırmak, Türk dış politikasına hizmet edecek şekilde Türkiye’nin diğer ülkeler ve partilerle ittifak dairesini genişletmeyi amaçlıyor. Doğu ile Batı arasında bir “köprü” yerine Türkiye’nin “merkezi devlet” statüsünü yeniden tesis etmek için büyük çaba sarf edildi. Dolayısıyla askeri işbirliği politikasının “Türk varlığının ve rolünün tanınması” için bir giriş noktası olduğu söylenebilir. Zira Devletler arasındaki ilişkiler, Alman filozof “Hegel’in” “her bireyin diğerinden bir itiraf almaya çalıştığı mücadele” olarak tanımladığı insanlık durumunun bir ifadesidir.

4-Türk Askeri Sanayisinin tanıtımı: Askeri eğitim alanındaki işbirliği, eğitim ve silahlar arasındaki güçlü bağlantı nedeniyle askeri sanayi ve askeri teçhizat satışı başta olmak üzere diğer alanlarda işbirliğinin güçlendirilmesine yol açmaktadır. Türk-Katar işbirliği bu konuda önemli bir örnektir, Çünkü eğitim alanındaki işbirliğine paralel olarak Türkiye, Katar için silah ihracatçısı olmuştur. Belki de bu, 2019 yılında aralarında imzalanan ve Türkiye’nin 100 adet Altay tankının satışını şart koşan anlaşmada görüldü.

5-Türkiye’nin düşmanlarına karşı çıkması: Askeri işbirliği, ister bölgesel düşman, ister “Gülen” hareketi gibi iç muhaliflere karşı olsun, Türkiye’nin düşmanlarına karşı kullandığı bir kart haline gelmiştir. AKP Rejimi ile Gülen hareketi arasındaki ilişkiler, 2013 yılından itibaren gerilmeye başlamış, 2016 yılındaki darbe girişiminin ardından “Erdoğan” harekete karşı yönelttiği suçlamalarla tam bir düşmanlık aşamasına gelmiş ve bu nedenle Ankara, Gülen cemaatinin Afrika’daki varlığını zayıflatıyor.

Buna ek olarak Ankara, son yıllarda Afrika Boynuzu ülkelerine, Gülen cemaatine ait okulları kapatmaları için mali yardım ve eğitim programları sunarak baskı uyguladı. Somali bu bağlamdaki en önemli örnektir, Zira  2016 yılında Türkiye’de iktidar rejimine yönelik darbe girişiminin ardından Somali, Gülen’e bağlı okulları kapatmaya yöneldi. Sonuç olarak önemli bölgesel ve uluslararası roller oynamak isteyen ülkeler için önemli bir alanı temsil ettiği üzere Ankara, askeri eğitim ve öğretim alanındaki işbirliğini kullanmaya devam edecektir. Özellikle de Türkiye’den yardım alan ülkelerin yaşadığı koşullar ve sorunlar onları dış destek aramaya itiyor.