Arabuluculuğun Kazanımları:
Türkiye neden Rusya-Ukrayna müzakerelerine arabuluculuk yapmak arzusunda?

Arabuluculuğun Kazanımları:

Türkiye neden Rusya-Ukrayna müzakerelerine arabuluculuk yapmak arzusunda?



Türkiye, ateşkesin sağlanması ve taraflar arasındaki tartışmalı sorunların çözülmesi amacıyla Moskova ve Kiev arasında 29 Mart 2022’de yeni bir müzakere turuna ev sahipliği yaptı. İstanbul’da iki gün süren müzakerelerde, Ukrayna’nın tarafsızlığı ve uluslararası garantiler konularına odaklanıldı. Söz konusu müzakereler, krizin tırmanması ve Batılı güçlerin Moskova’yı kuşatmak için başka seçenekler arama eğiliminin ortasında geldi. Ayrıca müzakereler, Türkiye’nin Rus ve Ukrayna liderlerini doğrudan görüşmelerde bir araya getirmeyi amaçlayan çabalarıyla örtüşüyor. 

Gerilimin Kırılma Noktası

Türkiye’nin girişimleri, müzakereler sırasında Moskova ile Kiev arasındaki gerilimi azaltma noktasında bir değişiklik elde etmeyi başardı. Türkiye Dışişleri Bakanı’nın 29 Mart’ta yaptığı açıklamalara göre, İki ülke arasındaki müzakerelerin başlamasından bu yana önemli bir ilerleme kaydedildi. Ayrıca, Ukrayna krizinin tarafları arasında yeniden doğrudan toplantılara ev sahipliği yapan Ankara, Türkiye’nin kabul edilebilir bir bölgesel arabulucu olarak konumunu güçlendirmeyi başardı ve iki ülke arasındaki şiddetli çatışmanın çözüm yollarında bir atılım gerçekleştirebildi. 

Türkiye’nin 29 Mart’ta Moskova ile Kiev arasında yeni bir müzakere turuna ev sahipliği yapması ve tarafsız arabulucu rolünü oynamaya devam edeceğini beyan etmesi; Türünün ilk örneği değil, öncesinde 10 Mart’ta Antalya Zirvesi’nde Rusya ve Ukrayna dışişleri bakanlarını ağırladı. Son müzakere turu, Rusya ve Ukrayna ile önemli çıkarları olan Türkiye başta olmak üzere, Ukrayna krizinin bölgesel çevresine olumsuz yansımalarının da artmasıyla geldi. Bu bağlamda Türkiye’nin Moskova ile Kiev arasında yürütülen müzakerelere sponsor olmasının ardındaki en önemli hedeflerinden şu şekilde bahsetmek mümkündür: 

Ekonomik Boyutlar

1- Her iki taraf ile ortak çıkarları güçlendirmek: Özellikle, iki tarafın da halihazırda Türkiye’nin ticari pazarında büyük yatırımcıları bulunuyor. Türkiye’nin Rusya ile olan yıllık ticaret hacmi, Ukrayna ile olan 7,4 milyar dolara kıyasla 34,7 milyar dolardır. Rusya, Türkiye’nin en büyük ihracat ve ithalat ortaklarından biridir. Türk inşaat firmalarının yurt dışındaki faaliyetlerinin yaklaşık yüzde 21’inin Rusya’da faaliyet gösterdiğinden bahsetmiyorum bile. Öte yandan Türkiye’nin Kiev ile askeri ortaklığı var. Kiev, Türk SİHA’larının en önemli ithalatçılarından biri olarak kabul ediliyor. 

Buna paralel olarak, Türkiye’nin Ukrayna krizinde arabulucu olarak devam eden rolü, Türk liderliğine krizin taraflarıyla çıkarlarını geliştirme fırsatı sunuyor. Ankara’nın Ukrayna ile iyi ilişkilerini sürdürmesi gerektiği ve bu noktada Moskova’ya karşı artan nüfuzunu sürdürmesi gerektiği bir zamanda, öte yandan, Orta Doğu, Kafkaslar, Afganistan ve Orta Asya’daki çatışma alanlarındaki kesişen çıkarları yönetmek için Moskova ile siyasi mutabakatlar kurmaya çok ihtiyacı var gibi görünüyor. 

Baskıların Aşılması

2- Rusya’ya yönelik yaptırımlara katılım konusunda Batı baskılarının azaltılması: Türkiye’nin Ukrayna krizinin tarafları arasındaki müzakerelere ev sahipliği yapmaya devam etme konusundaki istekliliği odak noktasıdır. Türkiye hükümetine, Batı’nın Rusya’ya karşı yaptırımlar uygulama baskılarını aşması için bir fırsat sunuyor. Burada Türkiye, Ukrayna krizinde tarafsız bir rol oynamanın NATO müttefiklerini ve Batılı muhalifleri üzerindeki baskıyı etkisiz hale getirmeye ve belki de Ankara ile Batı ülkeleri arasındaki tartışmalı konuları yeniden çözmeye itebileceğine inanıyor.

İttifaka Devam

3- Türk-Ukrayna İttifakının Kurulması: Türkiye, Ukrayna krizinin tarafları arasındaki müzakerelere sponsor olarak, Ukrayna ile stratejik ittifakı sürdürme konusundaki istekliliğini vurgulamaya çalıştı. Bu, Ukrayna yönetimi ile sürekli temaslar sırasında ve Türkiye’nin iki ülke arasında imzalanan sözleşmelere olan bağlılığı ışığında, Türkiye’nin Kiev hükümetine insansız hava araçları tedarik etmeye devam etmesinde açıkça somutlaştırıldı. Sonuç olarak, önümüzdeki dönemde Ankara ile Kiev arasındaki siyasi düzenlemelerde bir tırmanışa sahne olabilir. Öte yandan, Türkiye’nin Ruslar ve Ukraynalılar arasındaki müzakerelere ev sahipliği yapması, Batı dünyasının hala Türkiye’ye umutsuzca ihtiyacı olduğu konusunda özel bir mesaj veriyor. Çünkü Türkiye, NATO’nun ve Avrupa’nın güvenliği için önemli bir garantidir ve Batı’nın Ukrayna krizine yönelik hamleleri Ankara olmadan yeni bir şeyle sonuçlanmayabilir. 

İstanbul Nüfuzu

4- Türkiye’nin bölgesel nüfuzunu yeniden ortaya koymak: Rusya ve Ukrayna’yı bir araya getiren son İstanbul görüşmeleri, Ukrayna krizinin tırmanmasına ve çok hassas bir aşamaya girmesine denk geldi ve NATO üyesi olan, aynı zamanda Moskova ve Kiev ile hayati çıkarlarla bağlantılı olan Türkiye’den net kararlar alınması gerekiyor. Buna göre, Türkiye’nin Rusya-Ukrayna müzakerelerine sponsorluğundan gelen mesajın, Türkiye’nin Doğu Avrupa ve Orta Asya’daki geleneksel diplomatik, ekonomik ve güvenlik çıkarlarının korunmasını vurgulamayı amaçladığı konusunda fikir birliği var. Ayrıca, Doğu Avrupa bölgesindeki potansiyel dönüşümlerde bir dayanak sağlamaktadır. Özellikle Rusya’nın bu bölgedeki etkisini güçlendirmedeki başarılarına karşılık, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesini püskürtmede ABD ve Avrupalı ​​güçlerin rolünün azalmasından sonra oldu. İstanbul’daki müzakere turu, Türkiye’nin Ukrayna krizinde arabulucu rolünü oynamaya devam etme ve ihtilafın taraflarını ortak bir masada buluşturma kabiliyetini de teyit etti. 

Olumsuz Yansımalar

5- Ukrayna krizinin olumsuz yansımalarının atlatılması: Türkiye’nin Moskova ile Kiev arasındaki krizin çözümüne yönelik çabaları, Ukrayna krizinin Türkiye üzerindeki olumsuz yansımalarını kaldırma arzusundan da ayrı tutulamaz. Kriz, büyük ölçüde Rus gazı ve Ayçiçek yağı ithalatına bağımlı olan Türkiye ekonomisinin sorunlarını daha da ağırlaştırdı. Türkiye ayrıca Ukrayna ve Rusya’dan önemli miktarlarda buğday da ithal etmektedir. Rus ve Ukrayna turizminin Türk turizm sezonunun bel kemiğini oluşturduğundan bahsetmiyorum bile ve iki ülkeden yaklaşık 6 milyon turiste ulaşıyor. 

İç Kazançlar

6- Müzakereleri İç Siyasi Kazançlar İçin Kullanmak: Türkiye’nin Ukrayna krizinin tarafları üzerindeki baskısı ve Moskova ile Kiev arasında yakınlaşma için teşvik edici bir ortamın sağlanması, Türkiye’nin krizde bir atılım yapma ve müzakereleri başarılı kılma konusundaki istekliliğini ortaya koymaktadır. Tüm bunlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iç siyasi kazanımlar elde etme arzusu ışığında oluyor. Erdoğan, gelecek yılın ortasında yapılması planlanan önemli cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyasi kazanımlar elde etmek istiyor. Bu, ekonomik krizin süregelen şiddeti nedeniyle Türk sokağındaki geleneksel dengesinin, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin geleneksel temellerinin arasındaki düşüşün ve TL’nin dolar karşısında değerinin yüzde 40’ından fazlasını kaybetmesinin ortasında geliyor. Erdoğan, Ukrayna krizine bir çözüm bulunmasının, iktidarın popülaritesini yeniden kazanması ve Türk ekonomisi için bir miktar yumuşama sağlaması için iyi bir fırsat olduğunun farkındadır.  Özellikle, Ankara’nın Moskova ve Kiev ile geniş ticari çıkarları var. Son askeri çatışmanın Türk ekonomisi üzerinde somut bir etkisi oldu ve ekonomiyi kendi iç endişelerine daha da batırdı. 

Siyasi Şans

Sonuç olarak, Rus ve Ukrayna heyetleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilen müzakereler turunda, Rusya ve Ukrayna arasında tatmin edici sonuçlara ulaşılabilmesi için halen müzakere edilmesi gereken çok sayıda önemli konu olmasına rağmen, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen müzakereler turu somut sonuçlara ulaşmayı başardı. Müzakerelerde kaydedilen ilerleme sahadaki duruma yansıdı. Moskova, başkent Kiev çevresindeki askeri operasyonlarında ciddi bir azalma olduğunu duyurdu ve Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne katılımına karşı olmadığını açıkladı. Kiev kendi adına, Moskova’nın önceden onayı olmadan herhangi bir askeri ittifaka katılmama veya topraklarında yabancı güç konuşlandırmama sözü verdi. Öte yandan, Ukrayna krizine ilişkin İstanbul müzakere turunun neden olduğu hareket, krizin niteliğine ilişkin yansımalarının yanı sıra; Öyle ya da böyle, Türkiye için bir yandan bölgesel etkisini pekiştirmek, diğer yandan Batılı ülkelerin güvenliğini etkileyen krizlerde Türkiye’nin rolünün merkezi olduğuna Batı’yı ikna etmek için altın bir fırsattı.