İhtiyatlı Bekleme :
Macron’un yeniden Cumhurbaşkanı olarak seçilmesinin ardından Cezayir-Fransa ilişkilerinin geleceği

İhtiyatlı Bekleme :

Macron’un yeniden Cumhurbaşkanı olarak seçilmesinin ardından Cezayir-Fransa ilişkilerinin geleceği




Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Emmanuel Macron’un yeniden Cumhurbaşkanı olarak seçilmesi, önümüzdeki dönemde Cezayir-Fransa ilişkilerinin geleceği hakkında soru işaretleri yarattı. Özellikle geçen Ekim ayından bu yana iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler gözle görülür bir gerginliğe tanık oldu. İki ülke arasında gerilimin tırmanmasına neden olan Macron’un Cezayir halkı hakkındaki açıklamaları “saldırgan” olarak nitelendirildi. 1962’de bağımsızlık sonrası dönemdeki Cezayir siyasi rejimini, Fransa’ya karşı nefrete dayalı bir siyasi politika benimsenerek, ülkenin Fransız sömürge tarihini yeniden yazmakla suçladı. Bu, Cezayirlilerin sömürge döneminde Fransa’nın işlediği suçlar için özür dilemesi taleplerini reddedilmesine ek olarak, Cezayir’in Fransız dış politikasına yönelik iddiaları reddetmeye sevk etti ve Fransa’nın Cezayir büyükelçisini Paris’e çağırdı. 

Önemli Göstergeler

İkinci cumhurbaşkanlığı döneminde ülkenin cumhurbaşkanı olarak konumunu korumak için oyların yüzde 58’ini alan Macron, Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kesin sonuçlarının açıklanmasının ardından Cezayir ve Fransa arasındaki gergin siyasi ilişkilerde bir atılım olasılığı hakkında konuşmak için güvenilebilecek birkaç gösterge ortaya çıktı ve bunlardan en öne çıkanları şunlar: 

1- Cezayir’den Macron’a tebrik mesajı: Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron’u tebrik eden ilk cumhurbaşkanlarından biri oldu. Tebbun’un güven ve sevgi ile karakterize edilen kişisel ilişkiler olarak tanımladığı şeyden Cezayirli memnuniyetini ifade etti. Cumhurbaşkanı Tebbun’nun Fransız mevkidaşı Macron’a gönderdiği mektubun içeriği göz önüne alındığında, Cezayir’in iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı korumak için tüm siyasi ve ekonomik düzeylerde Fransa ile ikili ilişkileri geliştirme ve güçlendirme konusunda istekli olduğu sonucuna varılabilir.

2- Cezayir’i ziyaret etmek için resmi davet: Cumhurbaşkanı Tebbun, ortak alanlarda ikili iş birliğinin nasıl ilerletileceği, mevcut krizler, gündeme getirilen sorunların çözümüne yönelik ortak çalışma ve aynı zamanda, Cezayir-Fransız ilişkilerinin modelini geliştirme mekanizmalarını araştırmak için Fransız mevkidaşı Macron’u yakın gelecekte Cezayir’i resmi olarak ziyaret etmeye davet etti. Macron’un, Tebbun’nun davetini kabul etmesi halinde, Cezayir ziyareti, Cumhurbaşkanı Tebbun döneminde bir Fransız cumhurbaşkanı için ilk resmi ziyaret olacak ve Macron’un, Aralık 2017’deki ilk başkanlık döneminin başlangıcındaki ilk ziyaretinden bu yana ikinci ziyareti olacak. 

3- Fransa’nın ılımlaşmaya hazır olma durumu: Fransa cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Cumhurbaşkanı Macron, Cezayir tarafıyla siyasi ilişkileri etkileyen gerilimi azaltmak arzusunu ifade ettiği birden fazla açıklamalarda bulundu. Bu, Cezayir halkını gücendirdiği önceki açıklamalarını düzeltme girişimidir.

4- Sömürge dönemine ilişkin Fransız arşivlerinin açılması: Geçen aralık ayında Fransız hükümeti, Cezayir’deki adli davalar ve polis soruşturmaları için Fransız sömürgesi döneminin arşivleri açmaya karar verdi. Bu adım, bazıları tarafından Cezayir tarafıyla barış için bir Fransız girişimi olarak değerlendirildi. 

5- İki cumhurbaşkanı arasındaki telefon görüşmelerinin yeniden başlaması: Geçen Ocak ayında, Cezayir’in Paris büyükelçisinin Fransa’dan çekilmesinden bu yana Cumhurbaşkanları Macron ve Tebbun arasında ilk telefon görüşmesi gerçekleşti. Bundan sonra Cezayir, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’ın geçen aralık ayında Cezayir’i ziyaret etmesinin ardından, Cezayir büyükelçisinin geri çekilmesinden dört ay sonra Paris’teki büyükelçisini geri göndermeye karar verdi. Bu, Fransız-Cezayir’in aralarında çıkan krizi çözmeye hazır olduğunun bir göstergesiydi. 

Muhtemel Senaryolar

Cezayir Cumhurbaşkanı Macron ikinci başkanlık dönemini kazandıktan sonra ve Cezayir’in tutumu ışığında, önümüzdeki 5 yıl içinde Cezayir-Fransız ilişkilerinin geleceğine ilişkin bazı olası senaryolar şu şekilde açıklanabilir: 

Birinci Senaryo- Fransız-Cezayir ilişkilerinin olumlu yönde gelişmesi: Bu senaryo, Fransız ve Cezayir taraflarının, iki ülke ilişkilerini bozan diplomatik gerilimi hafifletmek için aralarında ortaya çıkan farklılıkların üstesinden gelmek için çalışması muhtemeldir. Aralarındaki ikili ilişkiler modelinin, her birinin ortak çıkarlarına ulaşmak için daha fazla iş birliğine ve ortak pozitif koordinasyona yönelik eğilimidir. Bu senaryo aşağıdakilere dayanmaktadır: 

A- Mağrip’te Fransa’nın yeniden konumlandırılması: Fransa, genel olarak Mağrip, Kuzey Afrika ve özellikle de Cezayir’deki etkisini ve azalan rolünü korumak için Cezayir ile ilişkilerini geliştirmenin önemini fark etmektedir. Bu nedenle Paris’in azalan rolünü başta İtalya ve Rusya olmak üzere diğer bazı uluslararası güçler lehine yeniden tesis etmeye çalışması bekleniyor. Bu eğilim, Cumhurbaşkanı Macron tarafından temsil edilen ve Cezayir ile tarihi bir uzlaşmaya varmak, yeni dönemde zorlukların üstesinden gelmek için yeni bir başlangıç ​​olacağına dair açıklamalarına hizmet ediyor. Bu, Cezayir ile ilişkileri geliştirme isteği olarak anlaşılabilir. 

B- Paris’in ekonomik çıkarlarının korunması: Fransa’nın Cezayir’e yönelik attığı olumlu adımlar, Cezayir’deki ekonomik çıkarlarını koruma arzusu kapsamında gelmektedir. Bu, Cezayirlilerin çeşitlendirmeye çalıştıkları Cezayir ekonomisinde yeni yatırım kanalları açmaya çalışmak, ekonomiyi canlandırmak ve yaklaşık 2,5 milyar dolar olduğu tahmin edilen 2021 ticaret hacminin yanı sıra mevcut krizlerinin üstesinden gelmeye yönelik daha fazla doğrudan yabancı yatırım çekmekle olur. Paris, Fransız ihracatının ilk durağı olan Cezayir ile ilişkilerini düzeltmenin öneminin de farkındadır. Paris, Fransız ekonomik çıkarlarını olumsuz etkileyecek Cezayir pazarını kaybetmekten korkuyor.

Diplomatik gerilimler Fransa’yı ikinci sıraya geri itti ve yerini Çin aldı. Ekonomik raporlar, Fransa’nın son dört yılda Cezayir ile gergin ilişkiler nedeniyle yılda yaklaşık 18 milyar dolar zarara uğradığını ortaya koydu. Fransız şirketi toplamda yıllık 5.5 milyar dolarlık gelir kaybetti. Önümüzdeki dönem, Fransa’nın Cezayir ile İtalya’ya benzer şekilde doğal gaz kaynaklarına erişimi sağlamak için bir anlaşma imzalama eğilimine tanık olabilir. Bu, Avrupa’nın bu arzların devam eden Ukrayna krizinden etkileneceğine dair artan korkularıyla birlikte geldi. 

C- “Kazan-kazan” stratejisinin benimsenmesi: Cezayir’in bağımlılığa değil, eşitliğe dayalı yeni ikili ilişkiler kurma isteğinin varlığı, iki taraf arasında “kazan-kazan” temelinde stratejik ilişkilere yol açıyor. Başkan Tebbun’nun mevkidaşı Macron’a gönderdiği mesajda bu arzu ortaya çıktı. Mesajda, farklılıkların üstesinden gelerek, çeşitli siyasi, ekonomik ve güvenlik boyutlarında ortak çıkarları ilgilendiren dosya ve konulara odaklanarak ikili ilişkileri güçlendirmek için önümüzdeki dönemin öneminin altını çizdi. 

D- Terörle mücadele ve yasadışı göçün önlenmesi alanında güvenlik koordinasyonu: Özellikle Sahel ve Sahra bölgesinde terörle mücadelede Fransız rolüyle ilgili olarak önümüzdeki dönemin daha fazla ortak Fransız-Cezayir güvenlik iş birliğine tanık olması muhtemeldir. Fransa’nın bu bölgeden kuvvetlerini çekmesiyle birlikte, Paris’in Cezayir ile iş birliği yapması ve terörle mücadele alanındaki tecrübesinden faydalanması iyi oluyor. Ayrıca, Fransa ve Avrupa Birliği’ne yönelik yasadışı göç akımlarını önlemek için Cezayir ile koordinasyon gereklidir.  

İkinci Senaryo- Cezayir-Fransız ilişkilerinin gergin kalmaya devam etmesi: Bu senaryo, iki ülke arasındaki ilişki örüntüsünün gerilim çerçevesinde olduğu gibi kalması da muhtemeldir. Bu, Cezayir ve Paris arasındaki ikili ilişkilerde herhangi bir olumlu ilerleme sağlanmasının önünde durabilecek bir dizi dosyaya dayanmaktadır ve bunlardan en önemlileri şunlardır: 

A- Fransa’da yeni hükümetin kurulması: Cezayir-Fransız ilişkilerinin önümüzdeki dönemde tanık olacağı herhangi bir gelişme, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un beklenmesiyle başlayıp Cezayir ile ikili ilişkilerin dosyasını inceleyen yeni bir hükümetin kurulmasına kadar Fransa içindeki bazı faktörlere bağlı kalacaktır. Bu aynı zamanda, Macron’un ikinci döneminin ilk altı ayındaki kişisel izleniminden de etkilendi. Cezayirli mevkidaşı Tabbun’nun davetini kabul edip, Cezayir’i ziyaret edip etmeyeceği ya da bu davete cevabı erteleyip ilişkileri olduğu gibi sürdüreceği konusundaki kararından belli olacak.

B- Fransa’nın Cezayir sömürge dönemi için özür dileme sorunu: Cezayir’in Fransız sömürgeciliği döneminde (1830-1962) Fransa’dan resmi olarak özür dilemensi talebi ve Cezayir halkı için maddi tazminat talep etmesi devam edecek. Ayrıca, sömürge dönemi arşivlerinin iade edilmesi talepleri ve Macron’un ilk başkanlığı sona ermeden önce Cezayir halkına karşı “saldırgan” olarak nitelendirilen açıklamaları için resmi özür dilemesi talebi de devam edecek. 

C- Cezayir rejiminin yağmalanmış fonlarının geri alınmasına yardım edilmesi: Cumhurbaşkanı Tebbun’nun seçim kampanyası sırasında seçim vaatleri arasında Cezayir rejiminin yağmalanmış fonlarının geri alınmasına yardım sözü de yer aldı. Bunu, kendisine karşı çıkan halk hareketi karşısında Tebbun liderliğindeki mevcut rejimin meşruiyetini desteklemek için kullanmaktadır. Önümüzdeki dönemde Cezayir’in bu konuya odaklanması ve Fransa’nın iki ülke arasındaki farklılıkların aşılması ve Cezayir ile Paris arasındaki siyasi ilişkilerin geliştirilmesi konusunda pazarlık yapması bekleniyor.

D- İkili ilişkilerin geleceğini şekillendirmede baskın gruplarının rolü: Fransa ve Cezayir’deki baskı grupları veya lobiler, önümüzdeki dönemde Cezayir-Fransız ilişkilerinin modelini ve şeklini belirlemede büyük ve etkili bir rol oynayacaktır. Unutulmamalıdır ki bu ilişkilerin olumlu gelişmesini engelleyen baskı grupları bulunmaktadır. 

Stresi anlayışı

Özetle, son dönemde siyasi gerginliğe sahne olan Cezayir-Fransız ilişkileri, Cezayir ile Paris arasındaki ikili ilişkiler örüntüsünün gelişmesine yol açacak bir atılımı bekliyor. Ancak bu, ikinci dönem seçimleri kazanan Cumhurbaşkanı Macron’un Cezayirlilerin taleplerine cevap verme olasılığına bağlı kalacak.